Şu anda anket sistemimizde Aktif anket bulunmamaktadır.
Bayramlarımız ve Çocuklarımız
26 Eylül 2008 Cuma Milletçe sevinci ve hüznü, gururu ve mutluluğu bir arada yaşadığımız dini ve milli bayramlarımız vardır. İçinde bulunduğumuz şu günlerde rahmet ve bereket ayı olan Ramazanın son günlerinde yani arefesinde bulunuyoruz. Arefe günleri bize aynı zamanda bayramın müjdesini getirir.
Bayram kelime olarak herkeste neşe sevinç, sevme sevinme ve sevdirme gibi aynı anlamı taşıyan güzel kelimelerin adıdır. Bayramlar toplumların milli birlik ve beraberlik duygularının zirveye ulaştığı dayanışma ve kaynaşmanın daha yoğun yaşandığı özel zaman dilimleridir.
Bayramlar millet olarak bizi biz yapan kimliğimizin ayrılmaz parçalarıdır. Kimliğimizin bu vazgeçilmez parçasını anlamına uygun yaşamak ve bu değeri gelecek kuşaklara aktarmak bu milletin bir ferdi olmaktan gurur duyan herkesin en önemli görevlerinden biridir. Bayramlar inancımıza ve geleneklerimize göre karşılanmalı, kimliğimize uygun şekilde kutlanmalıdır. Bayram tatilleri sıradan bir tatil ve dinlenme fırsatı olarak görülmemeli bu tür eğilimlere de itibar edilmemelidir.
Bayram bayram olarak kutlanmalı, başta anne ve babalarımız olmak üzere yakınlarımız, komşularımızı dost ve akrabalarımızı ziyaret ederek hal ve hatırları sorulmalı onların gönülleri alınmalıdır. Bu tür önemli gün ve geceler fırsat bilinerek birlik ve beraberlik duyguları pekiştirilmelidir.
Bayramların çocukların dünyasındaki önemi unutulmamalı yaşanılan her yaşantının (güzel olsun çirkin olsun fark etmez) onların hafızalarında derin izler bıraktığı bilinmelidir. Hepimizin hafızasında tuttuğumuz ilk oruç (bu bazen öğleye kadar da olabilir) camiye gittiğimiz ilk teravih hala dün gibi yerini koruyordur. Çocuk yaştan itibaren aç kalmanın ne demek olduğu fakire yardım elini uzatmanın önemi Ramazan ayının gelmesiyle anlaşmışızdır. Çocuklukta tutulan tekne orucuyla başlanılan orucun yükselişine Ramazan ayında başlanmış aç kalmanın zorluluğu bu zorlukla beraber kendini ispatın mutluluğuna bu kutlu ayla başlanmıştır. Sahura kalkılarak uykulu gözlerle gecenin bereketine yine bu ayda ortak Bayramların çocuklarımızın dünyasında da ayrı bir yeri ve önemi vardır. Çünkü bayram öncesi Ramazan ayında yaşanılan, hafızalarında güzel anlar bırakan bazı olayların etkisi vardır.
Anne ve Babalardan “Sakın gülme, konuşma, yaramazlık yapma, vb.” ikaz almalarına rağmen yine de çocukluğun gereği ikazlara tam olarak uyulmamış olsa da teravih namazının zevkine yine bu ayda varılmıştır.
Çocuklarımızın toplum içerisine karışıp kaynaşmasını sağlayan imkânlardan biridir bayramlarımız. Bayram öncesi yaşanan büyük sevinç ve heyecan Bayram gecesinde zirveye ulaşır çocuklarımızda. Bayram için alınan bayramlıklar o gece büyük bir özenle düzenlenir, odanın en güzel köşesine konularak sabahın ilk ışıkları beklenir. Bayramlık elbiseler askılarındaki yerini alırken ayakkabılar başucuna konularak bayramın ilk gününde yaşanacak güzelliklerin hülyasıyla uykuya yelken açılır. Erkek çocuklar bir de babayla birlikte bayram namazına gidip oradaki büyülü atmosferi yakalama fırsatı bulmuşsa artık dünya da ondan daha mutlu kimse yoktur. Bir aylık bir aradan sonra ailece tekrar kahvaltı yapabilme, evin gelecek misafirler için hazırlanması, şekerlerin ve çikolataların kaplarına konulması, uzaktaki büyüklerin telefonla aranılıp bayramlaşılması ve aile büyüklerinden başlayarak, komşu eş ve dostlarla bayramlaşılması çocuklara bayramın güzelliklerini sunma adına bir fırsat olacaktır.
Bütün bu uygulamaları çocuk büyükleriyle beraber yaşayarak öğrenecektir. Sergilemiş olduğu güzel davranışlarının tebrik edilmesini, ödüllendirilmesini bekleyecektir. Biz yetişkinler bazen “ Hey gidi eski Bayramlar şimdi nerede!” diye içimizden geçiriyorsak çocuklarımıza şimdinin bayramlarını en güzel şekilde yaşatmak zorundayız.
Aziz milletimizin ve İslam âleminin Ramazan Bayramını şimdiden tebrik eder, tüm bayramların şeker ve kömbe tadında olmasını ümit ederek, başta çocuklarımız olmak üzere tüm insanlığa barış, kardeşlik, huzur ve mutluluklara vesile olmasını yüce Allah’tan dilerim.
Münir
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Osmaniye Final Dergisi Dershanesi’nin düzenlediği ücretsiz ödüllü yarışma sınavı, öğrencilerin büyük ilgisine neden oldu. Aşırı ilgi sonucu Final Dergisi dershaneleri dar geldi ve öğrencilerin büyük bir kısmı Atatürk İlköğretim Okulunda sınava girdiler.
Osmaniye Yahya Mazlum Halk Eğitim Merkezi Müdürü İsmail Evin, 2008–2009 eğitim ve öğretim yılında toplam 52 branşta 682 kurs açtıklarını, bu kurslara 15 bin adayın katıldığını belirterek, okuma yazma bilmeyenlerin kurslara katılım oranında Osmaniye’nin Türkiye birincisi olduğunu söyledi