Şu anda anket sistemimizde Aktif anket bulunmamaktadır.
Yayla Havası, Bunalan İnsanı Rahatlatıyor
28 Ekim 2008 Salı Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, cıcak ve yüksek nemin, nefesimizi daraltarak, tansiyonumuzu çıkardığı, kalp atışlarımızı hızlandırarak sıkıntı verdiğini söyledi.
Reklam ALANI
Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, cıcak ve yüksek nemin, nefesimizi daraltarak, tansiyonumuzu çıkardığı, kalp atışlarımızı hızlandırarak sıkıntı verdiğini söyledi.
“Oysa dağ ve yaylaların havası serindir, nemi azdır; insanı sıkmaz, bunaltmaz” diyen Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, bu konudaki açıklaması şöyle:
“Dağ ve yaylalar, sessizdir. Belki bir kuşun kanat çırpışları bozar bunu bazen, belki rüzgârda hışırdayan ağaç dalları ya da ürkmüş bir tavşanın ayak sesleri. Şehrin, insanların, trafiğin… Gürültüsünün yerine insanı dinlendiren, huzur veren bir sessizlik vardır yaylalarda. Gürültü, gerginlik yaratır, moral bozar, sinirlendirir insanı. Gürültü, dikkatimizi dağıtır, motivasyonumuzu bozar. Gürültü, çarpıntıya, ritim bozukluklarına, tansiyonda oynamalara neden olur. Oysa dağlardaki, yaylalardaki sessizlik, insanı rahatlatır, huzur ve mutluluk verir. Tüm dertleri, tasaları, sıkıntıları silip süpürüverir sanki bir anda.
Dağların sessizliği sadece buraların tenhalığından da değildir. Araştırmalar, iyi taç sistemine sahip, yüksek gövdeli ağaçlarla birlikte, sık yapılı alçak boylu çalı gruplarının kullanılması sonucu gürültünün, özellikle trafik gürültüsünün çevreye yayılmasının büyük ölçüde önlendiğini göstermektedir.
Dağ ve yaylaların havası kuru ve temizdir. Fabrikaların, otomobillerin, insanların yarattığı hava kirliliği yoktur. Ne kükürt dioksit vardır dağlarda, ne kurum, ne azot oksitleri, ne karbon monoksit…. Soluk aldığınızda mis gibi temiz bir hava dolar ciğerlerinize, anlatılmaz bir mutluluk dolaşır damarlarınızda. Bronşlarınız bayram eder. Hele, o kent havasında nefesi daralan, öksürmekten uyuyamayan, iki adım atınca yıkanıp kalan astımlılar, bronşitliler, amfizemliler yaylalara çıktıklarında kuş gibi hafiflerler. Kanatlanıp uçacaklardır sanki bıraksalar.
Soluduğumuz havadaki vitaminler
Dağlar serindir, nemi azdır, sessizdir, havası temizdir, ama onların esas özelliği dağ havasının negatif iyonlardan ve ozondan zengin olmasıdır. Ozon, üç atomlu oksijendir. İyon, bir elektron kaybetmiş ya da kazanmış bir atom ya da moleküldür. Havadaki negatif iyonlar, bir elektron kazanmış oksijen molekülleri, pozitif iyonlar ise bir elektron kaybetmiş
karbon dioksit molekülleridir. Bizi rahatlatan, mutlu eden, huzur veren işte bu negatif iyonlardır. Bunun için, negatif iyonlara ‘mutluluk iyonları’ ya da ‘havanın vitaminleri’ ismi verilmesi boşuna değildir.
Pozitif iyonların başlıca kaynakları, televizyon, radyo, bilgisayar.. gibi aletler, yüksek voltaj, ısıtma ve soğutma sistemleri, otomobil egzozu, sigara dumanı ve endüstriyel kirliliktir. İyi havalanmayan, sigara içilen ortamlarda hissettiğimiz sıkıntı, huzursuzluk ve stresin nedeni de işte bu pozitif iyonlardır.
Dağlar, yaylalar, ormanlar ve özellikle de deniz, ırmak ve şelalelerin bulunduğu yerlerin havasında çok miktarda negatif iyon vardır. Oysa evlerimizde, ofislerde, özellikle merkezi olarak havalandırılan büyük binalarda, insanların çok olduğu kalabalık ortamlarda, şehrin kirli havasında negatif iyonlar azalmıştır.
Mutluluk iyonlarının yararları
Negatif iyonlar, insanlara canlılık, dinçlik ve pozitif enerji kazandırır. Solunum sisteminin alerjenlerle, mikroplarla… Daha iyi savaşmasını sağlar. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Akciğer kapasitesini artırır. Sinüzite, migren ve diğer baş ağrılarına, depresyona, astıma, saman nezlesine, egzama ve alerjilere ilaç gibi iyi gelir.
Gelelim neticeye
Fırsat buldunuz mu şehirden, kalabalık yerlerden uzaklaşın. Dağlara, yaylalara atın kendinizi. Mutlu olun, huzurlu olun, sağlıklı olun.
Ben de bu konuda diyorum ki; Osmaniye’nin de yazlı-kışlı gidilecek Ürün, Olukbaşı, Ayvanın Düzü, Elmalı, Fenk, Çataloluk,Mitisin, Devrişpınarı, ZORKUN, Küreci, Tuztaşı , Karafenk, Hasanbeyli Almanpınarı gibi insana orman havası ile stres attıran güzel yaylaları var.
Kışın karlı havada Türkiye’nin 2. Uludağ’ı konumunda olan bölgemizin en büyük yaylası olanZorkun Yaylası’nda işyerlerini açan esnaflar, kentten gelençocukları ile kar zevkini yaşayan ailelerenefis Zorkunpidesi ile közde sucuk-ekmek ziyafeti çekiyorlar.
[Haber:Hasan KILIÇ]
Reklam ALANI
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Havaların giderek soğumaya başladığı bugünlerde vücudunuz kışa hazır mı? Sizi pusuda bekleyen kış hastalıklarına karşı hangi tedbirleri almalısınız? Nelere dikkat etmelisiniz?