Şu anda anket sistemimizde Aktif anket bulunmamaktadır.
Küçük, Ev ve İşyeri Sahiplerini Uyardı
8 Kasım 2008 Cumartesi Ülkemizde kayıt dışı ekonominin varlığı konusunda herkes hemfikir olmakla birlikte, büyüklüğü ve oranı konusunda farklı tahminler ileri sürülmektedir. Kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmenin en önemli yollarından birisi de elde edilen hâsılatların tam ve eksiksiz olarak kayıtlara ve beyanlara yansımasıdır.
Reklam ALANI
Ülkemizde kayıt dışı ekonominin varlığı konusunda herkes hemfikir olmakla birlikte, büyüklüğü ve oranı konusunda farklı tahminler ileri sürülmektedir. Kayıtdışı ekonomi ile mücadele etmenin en önemli yollarından birisi de elde edilen hâsılatların tam ve eksiksiz olarak kayıtlara ve beyanlara yansımasıdır. Bu amaçla, ödeme ya da tahsilâtların bankacılık sisteminden geçirilmesi, kontrol ve denetim açısından önem taşımaktadır. Maliye Bakanlığı, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin kendisine verdiği yetki kapsamında, konut ve işyeri kira bedellerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemiştir. Bu amaçla hazırlanan 268 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde (29.07.2008 tarih ve 26951 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır), işyeri ve konut kiralama işlemlerine ilişkin yapılacak tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsikine ilişkin açıklamalar yapıldı.
Gelir İdaresi Başkanlığı vergi istatistiklerine göre, Eylül–2008 dönemi itibariyle, ülkemizde faal gelir vergisi mükellefi sayısı 1.721.855’dir. Kira geliri elde edenlerin oluşturduğu faal gayrimenkul sermaye iradı (GMSİ) mükellefi sayısı ise 751.683’dür. Faal GMSİ mükellefi sayısı, toplam gelir vergisi mükellefleri sayısının % 43,65’ine karşılık gelmektedir. Ülkemizin toplam nüfusunun yaklaşık 70 milyon olduğunu kabul ettiğimizde, faal gelir vergisi mükellef sayısı toplam nüfusun % 2,45’ine, faal GMSİ mükellefi sayısı ise toplam nüfusun % 1,07’sine karşılık gelmektedir. Aşağıda, belli başlı bazı illerimizdeki faal gelir vergisi ve GMSİ mükellefi sayıları ile bunların birbiri içindeki oranları tablo şeklinde verildi.
İstanbul Vergi Denetmenleri Derneği Başkanı Hemşerimiz İç Denetçi Levent Küçük, konuya ilişkin açıklamasında, Osmaniyemizin gelişmişlik düzeyleri ile sosyo-ekonomik yapılarına bağlı olarak, kiralık konut ya da işyeri sayısı değişmekte. Bu durum, GMSİ mükellefi sayısını da doğrudan etkilemektedir. Yukarıdaki tabloda Ankara, Eskişehir ve Denizli illerimizdeki GMSİ mükellef sayılarının oranları dikkat çekici.
İç Denetçi Levent Küçük’ün verdiği bilgiye göre, Türk Dil Kurumu kayıtlarına göre konut; insanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh olarak tanımlanmıştır. İşyeri ise, işin yapıldığı, işçinin çalıştığı yer olarak belirtilmiştir. Anayasamız gereğince konut dokunulmazlığı güvence altına alınmıştır. Halk arasında da konut sahibi olmanın önemini anlatmak amacıyla “Ahirette iman, dünyada mekân” ve “Başımızı sokacak bir yer” sözleri yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.
Vergisel anlamda işyerinin ne anlama geldiği ise Vergi Usul Kanunu’nun 156’ncı maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir. İşyeri denince bu sayılan yerleri anlamak gerekmektedir.
2008 yılında binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılı içinde elde edilen hâsılatın 2.400.-YTL’si (burada önemli olan elde edilen hâsılat tutarı olup, mesken sayısı önemli değildir) gelir vergisinden istisnadır. GMSİ gelirine ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesi, izleyen yılın mart ayı başından 25. günü akşamına kadar vergi dairesine verilir. Vergi ise, beyannamenin verildiği mart ayı sonu ile temmuz ayı sonu olmak üzere 2 taksitte ödenir.
Yazımızın aşağıdaki kısımlarında, 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren uygulamaya girecek olan 268 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ ile getirilen düzenlemelere yer verilecektir.
268 Seri No’lu Tebliğ İle Getirilen Uygulama Nedir?
Maliye Bakanlığına verilen yetkiye istinaden,
-Konutlarda, her bir konut için aylık 500 YTL ve üzerinde kira geliri elde edenlerin,
- İşyerlerinde, işyerini kiraya verenler ile kiracıların,
kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerinin 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, konut kiralamalarında her bir konut için aylık 500 YTL’ye kadar bir parasal sınır olmasına karşılık, işyeri kiralamalarında herhangi bir parasal sınır olmamasıdır. Ayrıca, konut kiralamalarında sadece kira geliri elde edenlere tevsik zorunluluğu getirilirken, işyeri kiralamalarında hem kiraya verenlere hem de kiracılara tevsik zorunluluğu getirilmiştir.
Konut kiralamalarında elde edilen konut kira gelirinin yıllık tutarının, 2008 yılı için istisna tutarı olan 2.400 YTL’nin altında kalması, ödeme ya da tahsilâtların banka veya PTT vasıtasıyla yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kiraya verilen her bir konutun aylık kira tutarının 500 YTL ve üzerinde olup-olmamasıdır.
Ödeme ve/veya Tahsilatlar Hangi Tür Belgelerle Tevsik Edilecektir?
Banka veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü (Kısaca PTT) aracı kılınmak suretiyle, para yatırma veya havale, çek veya kredi kartı gibi araçlar kullanılmak suretiyle yapılan tahsilat ve ödemeler karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden bu belgeler tevsik edici belge kabul edilecektir. Bankaların internet şubeleri üzerinden yapılan ödeme ve tahsilâtlar da aynı kapsamdadır.
Tevsik Zorunluluğu Kapsamında Olmayan Tahsilat ve ÖdemelerNelerdir?
Mükelleflerce,
-Her bir konut için aylık tutarı 500 YTL' nin altındaki konut kira geliri ile
-Mahkeme ve icra yoluyla yapılan konut ve işyeri kira gelirine ilişkin tahsilatlar,
Zorunluluk kapsamında değildir.
Ceza Uygulaması Nasıl Olacaktır?
1 Kasım 2008 tarihinden itibaren getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilecektir.
Ceza tutarı 2008 yılı için;
-Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında 1.490 YTL'den,
-İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında 680 YTL'den,
-Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında 320 YTL'den az olmamak üzere,
Her bir işlem için bu işleme konu tutarın %5'idir.
2009 ve sonraki yıllara ilişkin olarak, Vergi Usul Kanununun Mükerrer 414’üncü maddesi uyarınca bu yıllar için belirlenecek asgari ceza tutarları dikkate alınacaktır.
Değerlendirme:
268 seri no’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ ile getirilen düzenlemeleri, kira gelirlerinin kayıt altına alınması ve kayıtdışı ekonomi ile mücadele açısından olumlu olarak değerlendirebiliriz. Tebliğ ile getirilen düzenlemelerin işlerlik kazanması açısından, özellikle konutlarını kiraya verenler ile konut kira ödemesinde bulunan tüketicilerden, hesap açma, havale ya da eft gibi bankacılık işlemleri sırasında alınan/alınacak banka ücretlerinin ortadan kaldırılması veya minimum düzeyde tutulması sağlanmalıdır. Aksi halde beklenen fayda sağlanamayacak, ödemelerin elden yapılmasını artıracaktır. 268 no’lu tebliğin uygulanması ile ilgili olarak tereddüt edilen hususlarda, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın www.ivdb.gov.trinternet erişim adresinden ayrıntılı bilgiler alınabilir.
[Haber:Hasan KILIÇ]
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yeni yıl zam bombardımanıyla geliyor. Otomobilden emlağa, pasaportlardan cep telefonuna, elektriğe kadar pek çok kalemde zam 1 Ocak 2009'dan itibaren yürürlüğe giriyor.